| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
elif
Yer:
Diğer
Tarih:
08 Ocak 2011, Cumartesi 13:59
|
s.a. maşællah güzel olmuş . slm ve dua ile :)
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
recep
Yer:
İstanbul
Tarih:
25 Aralık 2010, Cumartesi 16:13
|
Mesaj Sahibi: *PALADAYI*
Mesaj Sahibi: DİLEK YILDIZ
ENGİN BEY GUSEL OLMUŞ WEP SİTENİZ EMEGİNİZE SAGLIK  |
|
|
|
|
|
engin abı allahdan basarılarının dewamını dılıyorum senı aılece cok sewıyoruz
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ahmet
Yer:
Diğer
Tarih:
21 Aralık 2010, Salı 00:19
|
selamun aleykum.sevgili kardesim,cok guzel bir site olusturmussun,tebrik ederim.yapmis oldugun albumlerle,insanligin aklina ve ruhuna hizmet ettigin icin de ayrica tebrik eder,bundan sonraki calismalarinda basarilar dilerim...Allah yar ve yardimcin olsun...sevgilerimle
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
*PALADAYI*
Yer:
Diğer
Tarih:
13 Ekim 2010, Çarşamba 21:34
|
Mesaj Sahibi: DİLEK YILDIZ
ENGİN BEY GUSEL OLMUŞ WEP SİTENİZ EMEGİNİZE SAGLIK  |
|
|
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
DİLEK YILDIZ
Yer:
Diğer
Tarih:
19 Eylül 2010, Pazar 17:15
|
ENGİN BEY GUSEL OLMUŞ WEP SİTENİZ EMEGİNİZE SAGLIK
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Abdurrahman
Yer:
Diğer
Tarih:
11 Temmuz 2010, Pazar 01:26
|
yeni sayfan güzel olmus abicim basarilarinin devamini dilerim
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
şerife
Yer:
Diğer
Tarih:
13 Haziran 2010, Pazar 10:19
|
Recep ayı,”üç aylar”olarak bilinen mübarek bir mevsimin ilk ayıdır.
Bu aylara “çok sevaplı ibadet ayları”diyen Bediüzzaman,onların
Kazandırdıkları sevaplar bakından,müminlerin önünde nasıl bir kademeli yükseliş vesilesi olduklarına şöyle işaret eder:”Her hasenenin (ibadetin) sevabı başka vakitte on ise,Receb-i Şerifte yüzden geçer,Şaban-ı Muazzama’da üç yüzden ziyade ve Ramazan-Mübarek’te bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadir’de otuz bine çıkar.”
Ahirete yönelik amellerini diger vakitlere oranla arttırırlar.Daha fazla Kur’an okurlar,ilme daha fazla yönelirler,uykularından kısarak ilim ve tefekküre ,ibadet ve İslami hizmetlere daha fazla vakit ayırırlar.
Böylece,”bu çok sevaplı ibadet ayları”ndan tam bir istifade ile çıkarlar.bir manada,bu mübarek vakitlerde yapılan manevi hizmetler,insanın ebedi hayatı için yapılmış en karlı”yatırım”olur.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Muhammed D.
Yer:
Diğer
Tarih:
24 Mart 2010, Çarşamba 20:25
|
Selamünaleyküm, Engin abi Albümün cok güzel olmus mevlam nice Albümler yapmayi nasip eder insAllah.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ibrahim cuşan
Yer:
Ankara
Tarih:
20 Şubat 2010, Cumartesi 17:55
|
Kıymetli hemşerim hayırlı olsun.Hoş olmuş yüreğine sağlık.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
nur
Yer:
Diğer
Tarih:
14 Şubat 2010, Pazar 16:41
|
Herkesin sevgililer gününü kutlar aşıkların ömür boyu mutlu olmalarını dileriz…
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Seykonfm
Yer:
Diğer
Tarih:
09 Şubat 2010, Salı 00:20
|
Selamün aleyküm Kardesim ! Siteniz hayirli ugurlu olsun !Emegi gecenleri tebrik ederim. Rabbim basarilarinizin devamini nasip eylesin.Sakin durma yola devam kardesim !
Sizi Rabbimize emanet ediyoruz !
Esselamün aleyküm !
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Saban Yilmaz
Yer:
Diğer
Tarih:
06 Şubat 2010, Cumartesi 23:50
|
Sevgili Kardesim Engin,
yeni siten ve yeni albümün hayirli ugurlu olsun.Mevlam yolunu acik etsin.
Hasretim Ilahi Gurubu adina
Saban Yilmaz
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Metin Semizoğlu
Yer:
Samsun
Tarih:
21 Ocak 2010, Perşembe 18:17
|
Engin abi site hayırlı olsun.Çok hoş olmuş.Allah muvaffak etsin abi.Selam ve dua ile...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
şerife sedef
Yer:
Diğer
Tarih:
08 Ocak 2010, Cuma 17:38
|
SELAMÜN ALEYKÜM GÜNEŞE BAK,TOPRAĞA BAK,SUYA BAK,BULUTA BAK AMA ARKANA BAKMA.UNUTMA YOLCU DEĞİŞİR,YOL DEĞİŞİR AMA MENZİL DEĞİŞMEZ.ÖNEMLİ OLAN YOLUN YOLCUSUZ OLMASI DEĞİL,ASIL ÖNEMLİ OLAN YOLCUNUN YOLSUZ OLMASIDIR.AYAĞINA BATAN DİKENLER,ARADIĞIN GÜLÜN HABERCİSİDİR.DİKENİNE KATLANMAKTAN SÖZ EDENLER,AŞIKMIŞ GİBİ DAVRANANLARDIR GERÇEK AŞIK İSE,DİKENİDE SEVERLER.YANLIŞ KILAVUZA KIZIP YOLU SATANLARI GÖRECEKSİN BELKİ,ALDIRMA YÜRÜ!GÖĞSÜNE YÜREĞİNDEN BAŞKA MUSKA TAKMA .YÖN TAYİNİ SIK,SIK GEREKLİ OLABİLİR.HARİTAYI SAKLAYABİLECEĞİN EN GÜVENİLİR YERİN YÜREĞİNDİR.Hayırlı cumalar
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ŞERİFE SEDEF
Yer:
Sivas
Tarih:
26 Aralık 2009, Cumartesi 12:30
|

Muharrem Ayı ve Aşure Günü...
"Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.
Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.
Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.
Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.
Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.
Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)
Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.
Bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:
1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.
3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.
4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.
6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.
9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.
10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.
Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.
İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.
Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.
"Bu ne orucudur?" diye sordu.
Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler.
Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)
Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.
Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir:
"Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." 'Buhari, Savm: 69.
O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.
Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.
Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu:
"Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?"
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5)
Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:
"
Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6)
"Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.
Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir.
Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.
Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.
Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.
Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.
Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.
Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
şerife sedef
Yer:
Sivas
Tarih:
25 Aralık 2009, Cuma 09:38
|
SELAMÜN ALEYKÜM Yarabbi bu yazıyı okuyan kalbi güzel yüzü güzel sözü güzel kulunun gönlünden ne geçiyorsa ki sen daha iyi bilensin aklından ne geçiyorsa ki sen akılları okuyasın biran önce gerçekleşmesi için ona ihsan eyle onun üzülmesine mahiyet verecek hiç birşeyi ona yaklaştırma bu aciz kulununda duasını kabul eyle amin HAYIRLI CUMALAR
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
şerife sedef
Yer:
Sivas
Tarih:
22 Aralık 2009, Salı 20:06
|
Her gönül bir tek sevgiliye dönüktür aslında.. Lakin kıblesi yanlıştır.. Bulduğunu sandığı şey gerçekte aradığı değildir.. Kimisi gül yüzlü bir güzele meftun, kimisi bir ceylan bakışlıya mecnundur.. Bazısı dünyaya kanmış, bazısı mala mülke aldanmıştır.. Oysa her biri aslında bir SEVGILI tarafından sınanmıştır.tskler
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
fatma
Yer:
Diğer
Tarih:
22 Aralık 2009, Salı 09:40
|
engin b ey siteniz hayırlı olsun inşallah çok güzel olmuş emeği geçenlerden allah razı olsu başarılar
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hüseyin SANDIKLI
Yer:
Diğer
Tarih:
22 Aralık 2009, Salı 00:35
|
Sevgili Engin Kardesim,Siten hayirli ugurlu olsun ,gercekten hos bir site olmus...yapan arkadasi tebrik eder...Müzik hayatinda Mevlam nice güzel calismalar nasip eylesin...
Selam ve muhabbetlerimle
Hüseyin SANDIKLI
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
şerife sedef
Yer:
Diğer
Tarih:
21 Aralık 2009, Pazartesi 00:09
|
selamün aleyküm abicim allah yolunu her daim etsin.sivastan sevgiler
|
| Yukarı |
|
| |